» Anasayfa / » İNSAN EN ÜSTÜN VARLIKTIR

İNSAN EN ÜSTÜN VARLIKTIR

 
       
                            
                                 
            Dünyası mutlu olacaktır. Çünkü Adil düzende sömürü ve onun vasıtası faiz yoktur. Vergiler, dolaylı veya dolaysız yoldan halktan alınmamakta, varlığı olan zenginlerden alınmakta böylece “zengin daha zengin, fakir daha fakir olmamaktadır.” Yerli yersiz yapılan bütün harcamalar (reklamlar) masrafa yazılarak maliyetlere intikal etmemekte, böylece maliyetler daha ucuza gelmekte, halkın alım gücü de artmaktadır.
 
Ahireti mutlu olacaktır. Çünkü hayatını Allah’ın emrettiği şekilde tanzim ettiği için büyük ecir ve sevaplara erişmiş olacak, böylece ahiret hayatı da kurtulmuş olacaktır.
 
Adil düzen toplumunda insanlar, iyiliklere yönlendirilmişlerdir. İsteseler de kötülük yapamazlar. Düzen bunu engellemektedir.
 
“Yaratıcımız, insanı yaratırken onu bazı üstün değerlerle mücehhez kılmıştır. Bu değerlerin hiç birisi diğer canlılarda (hayvanlarda ve bitkilerde) bulunmamaktadır. Bu değerlerin onda bulunmasından dolayı da onu mükellef kılmış, değerleri kullandığı zaman dünya imtihanının kazanmasını sağlamış ve onu ebedi saadete eriştirmiştir. Bu değerleri yanlış kullandığı zaman da onu, dünya ve ahrette cezalandıracağını bildirmiştir.
 
İnsana verilen düşünce ve muhakeme gücü ile doğru ve yanlış ayrılabilmektedir.
Şuur ve irade ile faydalı ve zararlı ayırt edilebilmektedir.
Ayrıca doğru ve yanlışın belirlenmesi toplumda, ilim olarak karşımıza çıkmakta, adalet ve zulüm konuları yönetim, siyasi ve hukuki düzeni belirlemekte, faydalı ve zararlı konular iktisat ve ekonomiyi, iyi ve kötü konuları din ve ahlak bilimi olarak karşımıza çıkmaktadır. (Prof. Dr. Necmettin Erbakan – Adil düzen konferansı)”
AHLAK SADECE ADİL DÜZENDE
Adil düzenin en önemli özelliği, toplumun ve toplumu oluşturan fertlerin ahlaklı birer insan olmalarını temin etmesidir. Diğer düzenler, materyalisttir ve ahlak diye bir kavramı bilmezler. Halbuki düzenleri de yürütecek insandır. “Devletin malı deniz, yemeyen domuz”  veya “bu benim hakkımdır, almam lazım” diyerek kendi hakkını kendisi belirliyorsa, bu hak anlayışına bütün dünyayı verseniz doyuramazsınız.
 
Adil düzen, “Önce ahlak ve maneviyat” diyerek yola çıkmakta, insanların ahlaklı birer fert olmasına çalışmakta ve adil düzeni yürütme işlerini bu ahlaklı fertlere tevdi etmektedir. Onun içindir ki rüşvetin çok olduğu yerlerde karşınıza bir levha çıkmakta ve bir Hadis-i Şerif; “Rüşveti alan da veren de mel’undur” denmektedir.
 

» İlgili Başlıklar

Etkinlik
Takvimi

Dosya
Arşivi

Bültenler

Üye Olmak
İstiyorum

Online
Bağış