image

Konya Milli Görüş Hareketinin Medine’sidir.

Anadolu Gençlik Derneği Bölge ve Şube Başkanları Toplantısı Konya ‘da Gençlik İlk ve Ortaokulu’nda gerçekleştirildi.  Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan, “  Öteden beri Merhum Erbakan Hocamızın tüm insanlığa hedef olarak gösterdiği “Yeni Bir Dünya’’ idealinin temelleri 1969’da Konya şehrimizde atılmıştır.

Bu hareketin ilk pankartı “Hak Geldi, Batıl Zail Oldu’’, her yerden önce Konya’mızda Alâeddin Tepesinin eteğine, Mevlana Meydanının orta yerine asılmıştır.

Bu hareketin ilk sloganı “Ne sağdayız, ne solda! Hak yoldayız hak yolda!’’ Konya’mızda atılmıştır.

Çeşitli kaynaklarda Belde-i Muhayyere olarak nitelendirilen, Milli Görüş hareketinin bir nevi Medine’si olmuştur” dedi.

Üç yüz yıllık gerileyişin ardından yeniden büyük şahlanışın işaret fişeği olan ‘İmanlı Büyük Türkiye Mitingi’ Konya’mızda gerçekleştiğini belirten Turhan, “Kendisine Konya’dan aday oluşuyla ilgili yöneltilen bir soruya karşılık Hocamız,  “Konya Anadolu’nun ortasında en büyük Müslüman devletinin merkezidir. Bizim bin senelik tarihimizi bağrında hazine gibi saklayan,  milletimizin büyük hamlelerine her zaman bir kaynak ve bir destek olan mühim bir merkez ve istinatgâhtır. Adaylık koymamız mevzubahis olduğunda yirmi kadar vilayetten mevcut ısrarlı taleplere rağmen gönlümüz Konya’yı çekti. Daha doğrusu Konya bizi çekti.’’ cevabını vermiştir” dedi.

100 yıl önce bugün İngilizlerin Musul’u işgal ettiğini söyleyen Turhan, “1492’de İspanyolların Amerika’ya ulaşmasıyla başlayan denizaşırı sömürgecilik, hızla Amerika kıtasının, Avustralya’nın, Güney Asya’nın ve Afrika’nın güneyinin talan edilmesine yol açtı.

İspanyol, Portekiz, Hollanda, Fransa ve İngiltere’nin yağma ve talan hareketi en son Osmanlı’nın topraklarına, Müslümanların yaşadıkları topraklara göz dikti.

Maalesef bu topraklarda Birinci Dünya Savaşının bitimiyle neredeyse tamamen düştü.

Emperyalist ülkeler tüm İslam coğrafyasını da işgal ettiler.

Ancak şunu gördüler ki asker bulundurarak, sömürge valisi bulundurarak bir ülkeyi sömürmek masraflı oluyor.

Bunun üzerine işgal ettikleri topraklardan çekildiler ama o ülkeleri ekonomik ve teknolojik açıdan kendilerine bağımlı hale getirdiler hem de o ülkelerin en zeki çocuklarına kendi eğitim programlarını uyguladılar.

Geri çekilirken de Müslümanlar arasına yapay sınırlar ve yapay sorunlar bırakarak çekildiler” diyerek konuşmalarını sürdürdü.

 

“İnsanın Yeryüzünde Görevi İmar ve Islahtır”

Önümüzde yerel seçimlerin olduğunu söyleyen Turhan, “İnsanların yaşadıkları mekanlar, yaşadıkları şehirler, oturdukları evler ya da konutlar insanın hem psikolojisini hem de sosyolojisini etkiliyor.

Önce ahlak ve maneviyat diyen bir hareketin, insanın psikolojisini ve sosyolojisini etkileyen, hem beden sağlığı hem de ruh sağlığı üzerinde etkisi bulunan mekânların nasıl yönetildiği meselesine kayıtsız kalması düşünülemez.

İnsanın yeryüzündeki görevi imar ve ıslahtır.

Yaşanabilir şehir, beldeler ve köyler kurmak, mevcutları yaşanabilir hale getirmek insanın sorumluluğundadır” dedi.  Tüm siyasi partilerin İstanbul’un bir problem olduğunun farkına varmaları gerektiğini belirten Turhan, “İstanbul’daki nüfusun Anadolu’ya tersine göçünü sağlayacak koşullar oluşturulmalıdır. Bu da ancak ülkenin her metrekaresinin yaşanılabilir hale getirilmesiyle mümkün olacaktır.

Batıdan doğuya, kentlerden kırsala göç kolay olmayacaktır, ancak gerekli koşullar oluşturulursa bu mümkün olur.

1-Ekonomik düzenlemeler  (Tarım, hayvancılık desteklenir, üretim teşvik edilir, sanayi yatırımlarının dağılımı planlanır)

2-Eğitimle ilgili düzenlemeler(İnternet ortamında bilginin her yere çok hızlı bir şekilde ulaşması mümkündür, ayrıca eğitim süreci sadece öğretimden ibaret değildir. )

3-Sağlıkla ilgili düzenlemeler

4- Sosyal kültürel alt yapının hazırlanması

5-Huzur ve barış ortamının tesisi

6-Tarım yapılabilir toprağın korunma altına alınması

7-Coğrafya ve iklim koşullarına uygun bir mimarinin oluşturulması” diyerek gerekli çözüm önerilerinde bulundu.

 

Suni Gündemler İnanan İnsanları Hakikaten Uzaklaştırıyor

Zamanın hızla akıp gittiğini hızla akıp giden zaman içerisinde algı yönetimleriyle farklı farklı çalışmalarla zihinlerimizle oynayan bir süreçle karşı karşıya olduğumuzu belirten Turhan, “ Ülkemizde o kadar derinleşen problemler olmasına rağmen ne yazık ki oluşturulan suni süreçlerle birlikte Müslümanların inanan insanların, ülke insanlarının, hakikati bulmasıyla alakalı çok ciddi problemler oluşturuluyor” dedi.

140’dan fazla Türkiye’nin önde gelen inşaat firmalarının iflas ettiğinin altını çizen Turhan, “ Çözümün ne yazık ki yine yurt dışından alınacak kredilerle ülke ekonomisinin düzeltilmeye çalışıldığının çalışılmaya gayret edildiğini gördüğümüz bir süreçle karşı karşıyayız. Allah bu millete yardım etsin. Tabi kula düşende bir gayret bir an önce bu süreçten kurtulmak yanlış idare edenlerin bu sistemi hakkı ve sabrı tavsiye eden Milli Görüşçülere teslim edilmesi” olduğunun altını çizdi.  Hala yollardan, köprülerden bahsedildiğini ve üretimden bahsedilmediğini söyleyen Turhan, “ Faiz bu süreçlerin içerisinde çok yaygın bir şekilde çıkış yol haritası olarak söylenmeye başlanıldı. Bankalar iflas etmek üzere olan firmalara şirketlere düşük kredi vermenin peşindeler. Sadece bankaları değil şahısları da arıyorlar mesaj gönderiyorlar. Belli bir ciroya ulaşan firmaları bizatihi bankaların müdürleri geliyor faizli krediler almaya ikna etmeye çalışarak gelecek 15 – 20 yılı ipotek altına almaya çalışıyorlar” diyerek çarpıcı açıklamalarda bulundu.  



Şubelerimizi ziyaret edin!

Anadolu Gençlik Derneği şubelerinde sizi bekliyor.


20 Ekim

Siyer-i Nebi Liseler Başvurusu başladı.

00:00

Yukarı