image

Anadolu Gençlik Derneği Bölge ve Şube Başkanları Toplantısı Şube İmama Hatip Komisyon Başkanlarının da katılımıyla Ankara’ da yapıldı. Derneğin Genel Merkezinde gerçekleştirilin programın açılış konuşmasını yapan AGD – MGV Genel Başkanı Salih Turhan, “2016 yılının 29 Kasım gecesi Adana Aladağ’da Öğrenci Yurdu yangınının üzerinden iki yıl geçti. O yangında yaşamını yitiren öğrenci kardeşlerimize bir kez daha Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum.

On bir on iki yaşlarındaki bu kardeşlerimizden dördü Siyer-i Nebi yarışmamıza başvurmuştu. Bu acıların bir daha yaşanmaması için gerekli tedbirler mutlaka alınmalıdır.

Biz bir tek gencimizin saçının teline zarar gelsin istemiyoruz” dedi.

 

“İnsanlarla Tanış Olacağız, Onları Tanıyacağız, Kendimizi Tanıtacağız, İnancımızı Tanıtacağız”

Türkiye’de 1163 İmam-Hatip Lisesinin var olduğunu belirten Turhan, “İmam-Hatiplerin tamamında olmalıyız.

Şuur olmayınca İmam-Hatip liselerinin durumunun da nasıl olduğuna birlikte tanıklı ediyoruz.

Biz bu kötü gidişata ortak olmamalıyız. Pırıl pırıl bir nesil için elimizden geleni yapmalıyız.

Bizim işimiz nedir? Muhatap kitlemize ulaşmak.

Bunun için ne yapmışız? Komisyonlar oluşturmuşuz. Her bir komisyonumuz görevini yapacak.

Bu mesaisi olan bir iş değildir. Bu hayatımızı kuşatmış bir aşktır. Her kardeşimize ulaşacağız.

Bu çalışmaları nasıl yapacağız?

Bütün bu çalışmaları liste çalışması olarak yapacağız.

Sınıfların listesi, okulların listesi, bölümlerin listesi, fakültelerin listesi, üniversitelerin listesi, iş yerlerin listesi, kafelerin listesi…

Biz bunun için teşkilatız.

İnsanlarla tanış olacağız, onları tanıyacağız, kendimizi tanıtacağız, inancımızı tanıtacağız” dedi.

 

Yılbaşı Eğlencesi Kapitalizmin Bir Ritüeli Haline Gelmiştir

Mekke’nin Fethi Programıyla ilgili hatırlatmada bulunarak, biz bu programları insanlarla irtibatımızı artırmak için gerçekleştiriyoruz diyen Turhan, “Yılbaşı Gecesi eğlenceleri adı altında yaşanılan ifsada elbette karşıyız. Bunu belirtirken Hıristiyanların Noel’ine ya da Noel Baba figürüne hakaret etmek gerekmiyor. Sağa sola eçiş bücüş Noel Baba karikatürleri asmak gerekmiyor.

  Biz mümkün olduğunca fazla noktada mümkün olduğunca fazla genci Mekke’nin Fethi programlarında misafir etmenin gayretinde olacağız.

Bu arada Mekke’nin Fethi,  ‘yok efendim hicri takvimle o tarihte olmamış, yok efendim miladi takvimle bu tarihte olmamış’… Bunlar bizim gündemimiz değil.

Biz hem bir ifsat atmosferine karşı tavır alıyoruz hem de o geceyi hayra vesile kılacak işler yapıyoruz” diyen Turhan, “Diğer taraftan Mekke’nin Fethi programlarında yapılan konuşmaların içi boş konuşmalar olmasını istemiyoruz.

Fetih ruhunun ve şuurunun hissettirilmesini istiyoruz.

Elbette programımıza her kesimden insanımızı, her kesimden yöneticilerimizi davet edeceğiz.

Ancak programlarımız seçim öncesinde belediye başkanlarının ya da milletvekillerinin serbest kürsülerine dönüşmesin.

Programın ev sahibi Anadolu Gençlik’tir, programın ev sahibi Milli Görüş’tür” şeklinde konuşmalarını sürdürdü.

 

“Müslümanlar Müslüman Kanı Döküyor”

Yemen’de 2015 Mart ayında başlayan savaşın 4 ay sonra 4.yılını geride bırakacağımızı altını çizen Turhan, “ Geçen 4 yıl içerisinde 85 bin çocuk açlıktan öldü. Yaşanılan trajedi adeta bir soykırımdır. Aynı Suriye’de olduğu gibi savaş şehirlerin içinde. Okullar, hastaneler, pazaryerleri, evler bombalanıyor.

Aynı Suriye’de olduğu gibi derenin kuşu derenin taşıyla vuruluyor.

 Ne yazık ki Müslümanlar Müslüman kanı döküyor.

Ve yine ne yazık ki tafralardan birinin arkasında ABD ve İsrail desteği var.

Ve yine Suriye’de olduğu gibi bu aleni ABD ve İsrail desteği görmezden geliniyor.

Ve yine ABD, İsrail ve uzantıları hedef haline getirdikleri insanlara insani yardımların da ulaşmasına engel oluyorlar” dedi.

Bu olup bitenlerin Yemen’in stratejik bir bölge olduğu için gerçekleştirildiğinin altını çizen Turhan, “Yemen’i kontrol eden, Hint Okyanusu’yla Kızıldeniz arasında geçişi sağlayan Bab’ul- Mendeb’i de kontrol ediyor.

Biliyorsunuz Kızıldeniz, Hint Okyanusu’nu Akdeniz’e ve Atlas Okyanusu’na bağlıyor.  Hindistan ve Çin’i Avrupa’ya bağlıyor” diyen Turhan, “ Yemen’de yaşanan savaşın 2 sebebi var. Bu iki sebep, Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da yaşanılanların da sebebi.

1-Enerji nakil yollarını ve enerji kaynaklarını kontrol etmek isteyen emperyalizm bu bölge üzerindeki hâkimiyetini de artırmak istiyor.

 2-İsrail’in bölgedeki güvenliğini teminat altına almak, İsrail’e karşı oluşabilecek direniş merkezlerini kırmak.

Şimdi birileri bize olaylara indirgemeci yaklaşıyorsunuz, genelleme yapıyorsunuz vesaire diyeceklerdir.

Afganistan’ın ve Irak’ın işgalinde, Arap baharında, Libya’nın vurulmasında, Suriye savaşında söylediklerimiz dikkate alınmadı ama biz her defasında haklı çıktık.

Yıkımlar oldu, insanlar öldü. Biz haklı çıktık. Keşke bu felaketler yaşanmasaydı da biz haklı çıkmasaydık.  Ama birileri her defasında yanılmaktan bıkmadı. Bir yanılgıdan diğerine koştular” diyerek yaşanan olaylardaki çarpıklığı dile getirdi.

 

“Gazze Dünyanın En Büyük Cezaevine Dönüştürülmüştür”

İşgalci İsrail’in tüm varlığıyla Filistin Halkına zulmetmeye devam ettiğini söyleyen Turhan, “Filistin topraklarının %85’i İsrail işgali altındadır ve işgalci her geçen gün Filistin topraklarında kendine yeni yerleşim yerleri açmaktadır.

Gazze Şeridi dediğimiz yer 365 kilometrekare kadar bir alandır ve yaklaşık 2 milyon Filistinli kardeşimiz bu alanda abluka, ambargo ve İsrail saldırganlığı altında yaşamaktadır.

Gazze Şeridinde kilometrekareye 5 binini üzerinde insan düşmektedir. Bu kadar yoğun bir nüfusun yaşadığı Gazze şehri dünyanın en büyük cezaevine dönüştürülmüştür.

İşgalci İsrail’in saldırısı olsun ya da olmasın etrafı duvarlarla çevrili Gazze’de gıda, içme suyu, ilaç, sağlık, barınma, eğitim, alt yapı her zaman için problemdir. Gazze şehri ihtiyaç duyduğu enerjiyi kaynaklarıyla buluşturulmamakta, çoğu zaman elektrikten de mahrum bırakılmaktadır.

Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da yaşayan yaklaşık 5 milyon Filistinli de yine işgalci İsrail rejiminin ve Siyonist yerleşimcilerin tasallutu altındadır.

7 milyona yakın Filistinli, başta Lübnan, Ürdün, Suriye, Gazze ve Batı Şeria’da sığınmacı durumundadır. Filistinlilerin kitleler halinde topraklarından çıkarılması 15 Mayıs 1948’de olmuştur. O tarihte en az 15 bin Filistinli de şehit edilmiştir. Gazze’de yaşam her halükarda çok zordur.  

Her gün yeni bir insani kriz yaşanmaktadır.

Tüm bunlar olurken ABD ve İsrail, Birleşmiş Milletler nezdinde uluslararası düzeyde İsrail’in işgal ettiği toprakların İsrail’e ait olduğuna dair bir hukuki sürecin hazırlığını yapıyorlar.

 

BM’de İsrail aleyhine alınmış kararın iptaline ilişkin bir hazırlı yapıyorlar. Bu kabul edilemez” diye konuştu.

 

“Biz Tahriklere, Provokasyonlara, Gündem Saptırmalarına Alet Olmayacağız”

Türkiye’de Kasım ayında peş peşe ilginç gündemler oluşturuldu diyen Turhan, “Yapılmak istenilen, toplumun farklı kesimlerinin sinir uçlarına dokunmak, diyalog ortamını ideolojik kamplaşma ortamına dönüştürmektir.

Ülkenin asıl meselelerini, adaletsizliklerin giderilmesini, ekonominin iyileştirilmesini ve barış ortamının tesis edilmesini gündemden düşürmektir. Biz tahriklere, provokasyonlara, gündem saptırmalara alet olmayacağız” dedi.

Müslüman olsun ya da olmasın her insanın kendini güvende hissedeceği, refahtan pay alacağı, onuru incitilmeden ve gelecek kaygısı duymadan yaşayabileceği bir dünyanın tesisi bizim sorumluluğumuzda olduğunu hatırlatan Turhan, “Bugün yeni bir dünyanın kurulması, adil bir düzene geçilmesi kapitalizmin tasfiyesi ile olacaktır.

Kapitalizm, bir avuç insanın cenneti için milyarca insanın yaşamını cehenneme çeviren batıl bir dindir.

Her batıl dinde olduğu gibi kapitalizm dininde de uydurulmuş ritüeller, kutsallar vardır” diyerek konuşmalarını sonlandırdı.


Facebook Twitter

Şubelerimizi ziyaret edin!

Anadolu Gençlik Derneği şubelerinde sizi bekliyor.


12 Mayıs

Dünya Kudüs Günü

00:00
08 Nisan

Grafik Tasarım ve Baskı Süreçleri Eğitimi

00:00
21 Aralık

Kantin Buluşmaları

00:00
20 Kasım

Asr-ı Saadet Dersleri

00:00
13 Kasım

Dünyamızın Hali Resim Sergisi

00:00

Yukarı