image

Burhan BOZGEYİK Milli Gazete yazısından bir alıntı ile Hicri 1440 yılınız hayırlara vesile olsun. 

11 Eylül 2018 Salı, aynı zamanda 1 Muharrem 1440… Bizim “yılbaşı”mız. O kutlu hicretin üzerinden 1440 sene geçmiş. Ancak biz Müslümanlar o kutlu hâdiseyi “dün” gibi hatırlıyoruz. Zaten hiç unutmadık ki… Unutmamız da mümkün değil. Zira hicret, İslâm tarihinde ve dolayısıyla biz Müslümanların hayatında en mühim hâdisedir.

Hicret bir kaçış değil, bir şahlanıştı. Zulmetten nura geçişti. İslâm’ın devlet oluşunun, şanlı bir tarihin başlangıcıydı. İşte bunun için, hicret takvimin başlangıcı yapıldı. Bana ne MÖ’den… Bizim için “hicret” var. Zira biz, “hicret”le; “Biz de varız! Bundan sonra dünyada biz Müslümanların sözü geçecek!” demişiz. ...

Şimdi 1440. yıla adım atıyoruz. İnşallah bu hicrî yılbaşımız, âlem-i İslâm’ın yüzünün gülmesinin başlangıcı olur. Bunun yolu da bizim ümmetçe tarihten ders çıkarmamızdan, dostumuzu, düşmanımızı iyice tanımamızdan, bilhassa münafıklardan uzak durmaktan geçmektedir. Kurt gövdenin içine girmiştir. Kurt gövdenin içine girdiği vakit, mukavemet güçleşmektedir. Hele de insanlar kanını içenleri, can damarlarını koparanları dost bellerse… Kurtuluşun yolu “bilmek”ten geçmektedir. Hakkı Hak olarak bilip ittiba etmekten, batılı batıl olarak bilip içtinap etmekten… Güler yüzlü düşmanlardan sakınmaktan… Peygamber Efendimiz (S.A.V.); “Mümin aynı delikten iki defa ısırılmaz” buyurmuş. Bizim ise vücudumuz ısırılmaktan delik deşik olmuş. Hâlâ da ders almamışız. Rabbim biz müminlere uyanmayı, şuûrlanmayı, Hakk’a tâbi olmayı nasip eylesin. 1440, tıpkı 1440 yıl önceki şanlı hicret gibi şahlanışın başlangıcı olsun, inşallah…

 

Aksaray Şubesi Tanıtım ve Medya Komisyonu


Şubelerimizi ziyaret edin!

Anadolu Gençlik Derneği şubelerinde sizi bekliyor.


Yukarı