image

Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Liseler Komisyon Başkanları Toplantısı’nı genel merkez binasında gerçekleştirdi. Heyecan ve coşkunun hakim olduğu toplantıda AGD ve Milli Gençlik Vakfı (MGV) Genel Başkanı Salih Turhan, gençlere önemli tavsiyelerde bulundu.

İSRAİL’E BİR YAPTIRIM YAPMIYOR

AGD ve MGV Genel Başkanı Salih Turhan, “3 gün önce de 24 Ekim günü,  Birleşmiş Milletler Günü’ydü. Birleşmiş Milletler, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 51 ülkenin katılımıyla 24 Ekim 1945’de kuruldu. Yani 73 yıllık bir organizasyon. Bu organizasyonun iki birimi var. Birincisi Genel Kurul. Burada neredeyse tüm ülkeler temsil ediliyor, her ülke temsilcisinin konuşma hakkı var ve her konu konuşulabiliyor ama Genel Kurul’un yaptırım gücü yok. İkinci birim Güvenlik Konseyi. Asıl karar verici mekanizma burası. Buranın da 5 daimi üyesi var. ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin. Bunların Genel Kurulda alınan bir kararı veto hakları var. Dolayısıyla Birleşmiş Milletlere üye 193 ülke var ama 188 ülkenin alacağı bir karar 5 ülkeden herhangi biri tarafından veto edilebilir. Mekanizma böyle kurulmuş. Birleşmiş Milletler, çok rahat bir şekilde Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkeye ya da bir Latin Amerika ülkesine karşı yaptırım kararı alabiliyor ve bu karar ABD öncülüğünde oluşan koalisyonlarla uygulanıyor” dedi.

Aynı Birleşmiş Milletlerin, İsrail aleyhine tek bir karar alamadığını söyleyen Turhan, Alsa da bu karar uygulanamıyor.  Örneğin, Filistinlilerin topraklarına geri dönmesini içeren 194 sayılı karar, 70 yılı aşkın bir zamandır İsrail tarafından uygulanmıyor ve Birleşmiş Milletler de İsrail’e bir yaptırım yapmıyor.

Biraz dikkatli bakan bir göz, Birleşmiş Milletlerin dünyanın barış ve huzuru için değil, küresel kapitalist sistemin devamı için oluşturulmuş bir yapı olduğunu görür.

Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu’yla birlikte faizci sömürü düzeninin şeytan üçgenidir” dedi.

 

“Yozlaşma, Kokuşmuşluk, Çürümüşlük Artıyor”

Türkiye’de ahlaki yozlaşma, toplumsal çürümüşlük, borca esir olma ve geleceğe dair kaygılar büyüdüğünün altını çizen Turhan, “İlahiyat fakülteleri artıyor, idarecilerin çoğu ilahiyatçılardan atanıyor; İmam-Hatip Liselerinin sayısı artıyor; imamlar, kurumlar arası geçişle bir çok kurumda yönetici pozisyonunda; Hac ve Umre yapanların sayısı artıyor.

Ancak yozlaşma, kokuşmuşluk, çürümüşlük de artıyor.

Hangi değerler eğitimi verilirse verilsin, eğitim ve gençlik politikalarında belirleyici faktör kapitalist piyasa koşulları oluyor. 

Eğitim ve gençlik politikalarında rekabetçi acımasız kapitalist piyasa koşulları referans alındığı müddetçe tüm okullarda öğretmen ve öğrenciler beş vakit namazı cemaatle kılsalar yine bankalara müşteri yetiştirecekler, yine bankalara müşteri yetiştirecekler” diye konuştu.

 

"Önce Ahlak ve Maneviyat"

“Niçin Anadolu Gençlik? Niçin Milli Görüş?” sorularına cevap vermeden kendimizi anlatmamız mümkün değildir diye konuşmalarına devam eden Turhan, “Biz “Önce ahlak ve maneviyat” diyoruz. Ahlakı önceleyen bir hareketiz. Biz namaz kıldığımız ve oruç tuttuğumuz için değil, namazın ve orucun bize öğrettiklerini, bize emrettiklerini yaptığımız için insanlığa faydalı oluruz.

Ahlak, kişinin kendi için istediğini kardeşi için de istemesidir.

Ahlak, kişinin kardeşini kendine tercih etmesidir. Müslüman adaleti gözetir.

Müslüman emanete riayet eder.

Müslüman ehliyete riayet eder. Ehil olmayana iş vermez, ehil olmadığı işi almaz.

Müslüman meşverete riayet eder. Her sözü dinler, en güzeline uyar.

Müslüman’ın maslahatı tüm insanların hayrını gözetmektir.

Biz her türlü emperyalizmin karşısında olan bir hareketiz. Emperyalizm, bir merkezin yeryüzünün geri kalanı kendi çıkarları için yağmalaması, talan etmesi ve ifsat etmesidir.

Bizim görevimiz, yeryüzünün tamamını imar ve ıslah etmektir.

Kişin kendi dünyasını güzelleştirmesi ile kişinin dünyayı güzelleştirmesi aynı şey değildir.

ABD’nin kendi toprakları dışında 800’den fazla askeri üssü vardır. Bu üsler enerji kaynaklarının sıkıntısız bir şekilde Batı’ya akması için enerji nakil yollarının kontrolü amacıyla konuşlandırılmıştır.

Biz faizci sömürü düzeninin karşısında olan bir hareketiz. “Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, 8 milyarderin servetinin, dünya nüfusunun yaklaşık yarısının varlığına eşit olduğunu açıkladı.Merkezi İngiltere'de bulunan kuruluşun, internet sitesinde yayınladığı rapora göre, Microsoft'un kurucusu Bill Gates'in başı çektiği en zengin milyarderlerin sahip olduğu 426 milyar dolarlık servet, dünya genelinde 3,6 milyar kişinin varlığına denk geliyor.”

Bir tarafta arkasındaki akbabanın ölümünü beklediği bir deri bir kemik çocuk. Diğer tarafta dünya nüfusunun yarısının varlığı kadar servete sahip 8 kişi. 

Bunun adı vahşi kapitalizmdir.

Bunun adı neoliberalizmdir.

Bunun adı güçlünün zayıf olanı ezmesidir.

Biz ırkçılığa karşı olan bir hareketiz. Bütün renkler ve diller Allah’ın bir ayetidir.

Hiçbir ırkın diğerine üstünlüğü yoktur.

Bir kişinin Ermeni olması, Rum olması, İngiliz olması, Türk olması, Kürt olması onu iyi ya da kötü yapmaz.

Kişiyi iyi ya da kötü yapan tutum ve davranışlarıdır.

Müslüman, komşusunun elinden ve dilinden emin olduğu kişidir.

Arap’a helal olup da Farisi’ye haram olan nedir?

Türk’e helal olup da Kürt’e haram olan nedir?                                                                    

Bizim inancımıza göre yeryüzünde iki millet vardır:

Bir İslam milleti, bir de İslam milletinden olmaya aday olanlar.

Biz mevcut dünya düzeninin karşısında olan bir hareketiz. Çünkü dünya adil yönetilmiyor. Bu Birleşmiş Milletler, uluslararası hukuk, insan hakları-özgürlük-demokrasi söylemi hep güçlülerden yana.

188 ülke 5 ülkenin karşısında söz hakkına sahip değil.

Mutlaka yeni bir dünya kurulmalıdır.

Biz baskı ve şiddet kimden gelirse gelsin karşısında olan bir hareketiz. Müslümanların kendi aralarında çatışarak çözecekleri bir mesele yoktur.

ABD’den aldıkları silahlarla Müslümanlık adına Müslüman kanı dökenler durumlarını gözden geçirsinler.

Filistin’de bir işgal vardır. Suriye’de, Libya’da ya da Yemen’de olup biten ise ABD’nin oyununa gelmektir.

İsrail’e karşı tek bir kurşun atamayanlar ABD’den aldıkları silahlarla Müslüman kanı dökmektedirler.

Biz çatışmadan değil konuşmadan yanayız.

Kan dökerek değil, ter dökerek, dil dökerek bu meseleler çözülür.

Şimdi bu meseleleri bu şekilde dile getiren bir tek Milli Görüş’tür, AGD’dir, MGV’dir” şeklinde konuştu.

 

“İnsanın İhtiyaçları Sınırlıdır, İnsan Paylaşmayı Bilmelidir”

Biz ırkçı emperyalizmle, Siyonizm’le mücadele ediyoruz diyen Turhan, “Irkçı emperyalizm zihniyeti "insan insanın kurdudur" düşüncesi üzerinde yükselir. Rekabet ve çatışmayı kaçınılmaz görür. Oysa biz insanların en hayırlılarının insanlara faydalı olanlar olduğuna inanırız. Yardımlaşma ve onarımı ilke ediniriz. İkincisi bu zihniyete göre yeryüzünde kaynaklar sınırlı ihtiyaçlar sınırsızdır. Ekonomi sınırlı kaynaklarla hedonizmin ve konformizmin zirve yaptırılmasıdır.  ‘İnsanın iki vadi dolusu altını olsa üçüncüsünü ister, insanın gözünü doyuracak bir avuç topraktır.’  İnsanın ihtiyaçları sınırlıdır, insan paylaşmayı bilmelidir. İnsan aynı anda iki otomobil kullanamaz ya da aynı anda iki evde oturamaz.

Üçüncüsü bu zihniyet doğal seleksiyonu merkeze alır. Zayıflar elenir, güçlüler ayakta kalır. Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz. Bebeklerin, çocukların, engellilerin, kadınların, yaşlıların, hastaların, yetimlerin, yoksulların haklarını gözetmeyen bir zihniyet insanlıktan nasibini almamıştır.

Çiçeğin, böceğin, toprağın, suyun, havanın hakkını gözetmeyen bir zihniyet insanlıktan nasibini almamıştır.

Dördüncüsü bu zihniyet besinin aritmetik nüfusun geometrik dizi şeklinde arttığını söyler ve besin sıkıntısı olmaması için nüfus artışının önüne geçmenin gerektiğini savunur. "Komşusu açken tok yatan bizden değildir."

Dünyanın dörtte üçü sudur. Üreticilerin biokütlesi tüketicilerden kat kat fazladır.

Siz insanların tarım ve hayvancılık yapmasına engel olmazsanız, siz insanları topraksızlaştırmazsanız, siz toprağı ve suyu kirletmezseniz insanlar aç kalmaz.

Beşincisi bu zihniyet kendilerinin seçilmiş olduğuna inanır. Muharref Tevrat’tan:

"Rab üzerinde olan bütün kavimlerden üstün olarak kendine has bir kavim olmak üzere seni seçti."

"Rabb'in sana teslim edeceği bütün kavimleri bitireceksin, gözün onlara acımayacak"

Bütün insanlar yaratılış gereği eşittir.

Bizim inancımızda bir ırkın diğerine üstünlüğü yoktur.

Bütün Ermeniler, Rumlar, Ruslar, İngilizler, Fransızlar peygamber torunudur.

Bir insanın ırkına, rengine diline bakıp tavır alınmaz.

Altıncısı bu zihniyet Nil ve Fırat arasındaki toprağı sadece bir kavmin hakkı olarak görür.

Yine muharref Tevrat’tan:

"Ayak tabanınızın basacağı her yer sizin olacak, sınırınız çölden ve Lübnan’dan ırmaktan, Fırat ırmağından garp denizine kadar olacaktır." yeryüzü Allah’ın insanlara emanetidir, mülk Allah’ındır.

Yedincisi bu zihniyet tanrı-insanlar ile ilintilidir. Üzeyir, İsa. Biz tanrısal güçleri olan bir tek insandan bahsetmeyiz

Sekizincisi bu zihniyet tanrılar ya da tanrı ile savaş halindedir. Biz insanın kendisiyle, insanlarla, doğayla, evrenle ve âlemlerin rabbi ile barışık olması gerektiğine inanırız. Dünyadaki açlık, yoksulluk, yoksunluk, çatışma, terör ve savaşların ardında ırkçı emperyalist zihniyetin temellendirdiği yönetim anlayışı vardır.

Bu problemlerin çözümü için nimet ve külfet paylaşımında denge gözeten, hakkı üstün tutan, adil bir düzeni esas alan yeni bir anlayışın inşa edilmesi gerekmektedir. Bizim bütün çabamız bunun içindir” diyerek konuşmalarını sonlandırdı.

 

 



Şubelerimizi ziyaret edin!

Anadolu Gençlik Derneği şubelerinde sizi bekliyor.


20 Ekim

Siyer-i Nebi Liseler Başvurusu başladı.

00:00

Yukarı